Sağlık Ekonomisinde İktisadi Süreçler



Geçtiğimiz hafta Sağlık Bakanı Prof. Dr. Mehmet Memişoğlu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’nun  sağlık ekonomisi ve iktisadi süreçler üzerine gerçekleştirdiği toplantı, sağlık sisteminde var olan pek çok sorunun hali hazırda çözüme kavuşturulamadığını tekrar gözler önüne serdi. Maalesef Sağlık Bakanlığı ve Tıp Fakültelerinin yaşadığı ödeme ve satınalma süreçlerindeki sorunlar bir çığ gibi büyümeye devam ediyor.   Sorunların ana kaynağı ise  idari şartnamelerdeki ödeme sürelerine uyulmaması ve  ticari firmalara yanıltıcı tarihle mal temin etme taahhütünde bulunulması.    Bunun yanı sıra sağlık ekonomisinin bütçelerinin maliyet esasına göre hazırlanmaması,  veri ve analiz içermeyen tahmini maliyet ve veriler üzerinden bütçe oluşturulması kurumların ekonomik maliyetle ürün temin etme imkanını ortadan kaldırmış oluyor.  Bu konularda ivedilikle bir şeyler yapılması şart. Bu süreçlerdeki aksaklık ve eksiklikler giderilmeden sağlık ekonomisinin düze çıkmasını beklemek, fazla iyimser bir yaklaşım olur. Sağlık sistemine ilişkin hızla çözüme kavuşturulması gereken daha pek çok sorun var. Bu sorunları ve çözüm önerilerini madde madde sıralayacak olursak;

1- Şuan ülkemizin sağlık ekonomi planlama sistemi, dünyada başka eşi benzeri olmayan bütçeleme ve harcama sistemlerini içeriyor.  (Teknolojinin gelişmediği dönemlerde ölçme değerlendirme yapmadan   götürü usulü yapılan işlere benziyor) Reel açıdan tüm hesapların şaşmasına sebep olan bu sistem başta Sosyal Güvenlik Kurumu olmak üzere, global bütçe ve döner sermaye gelirlerinin doğru hesaplanması ve planlanması açısından önemli bir engeli oluşturuyor.  Bu anlamda yıllık bütçe hesaplanmaları yapılırken,  reel maliyet kalemleri dikkate alınması yıllık doğum ve hasta artış oranlarının dikkate alınarak bütçelerin hazırlanması gerekiyor.

2- Sosyal Güvenlik Kurumu  ile birlikte oluşturulan global bütçe ile diğer  döner sermaye gelirlerinin yüzde 80’ni kar değildir.  Döner sermaye gelirlerinin yüzde 80’nin  hekimlere döner sermaye    katkı payı olarak dağıtılması, olmayan bir kar payının dağıtılması demektir. Buda işletme kurallarına aykırı bir işletim sistemidir. Döner sermaye gelirlerinin yüzde 80 in dağıtılmas,ı  sağlık ekonomisinde ciddi bir sorun haline getirmiştir.

Çözüm: Sağlık çalışanlarına bu bedelin bütçeden sağlanması

3- Birden fazla alım modelinin olması (Halk Sağlığı Kurumu, Kamu Hastaneler Genel Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlükleri, Hastaneler, Devlet Malzeme Ofisi, Sağlık Market, Sosyal Güvenlik Kurumu vb.) sağlık bütçesinin parçalanmasına ve farklı ödeme vadelerinin oluşmasına sebep olmaktadır. Yukarıdaki kurumların tamamında satın alma kadroları işletme memurları mevcuttur.

Çözüm: İhtiyaç nerede hasıl oldu ise il bazında ihtiyacın orada giderilmesi, gelir dağılımın eşitliği açısından ve işletim sistemi yönünden en doğru alım modelidir. Küçük ilçe hastanelerinin ihtiyaçlarını ildeki büyük hastanelere entegre ederek  mal ve hizmet alımlarının yapılması doğru bir alım modeli olacaktır.. Birinci basamak sağlık hizmet alımlarının ise, il sağlık müdürlükleri tarafından yapılması doğru bir yöntemdir.

4- Kurumların büyük oranda merkezi ve toplu alım yapması,  ihtiyaç olmayan ürünlerin alımına sebep olmakta ve gelir dağılımını olumsuz etkilemektedir. Bu tür alımlar, ekonomik açıdan gelirin büyük illerde toplanmasına neden olduğundan,  küçük il ve ilçelerde yaşamanın kısıtlamasına ve insanların büyük illere göç etmesine neden olmaktadır.

5- Rekabet sağlanabilecek sağlık ürünleri fiyatlarının İlaç ve Tıbbi Cihaz ve  Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenmesi, sektörel rekabetin kamunun aleyhine çalışmasına neden olmaktadır.

Çözüm: Üçten fazla üretilen ve ithal edilen ürün fiyatlarının, serbest piyasa koşullarında  belirlenmesi en uygun yöntemdir.

6- Toplu ve merkezi alımlar yerli üretimi olumsuz etkilemekte ve ihtiyaç fazlası alımların önünü açmaktadır.

7-  Sağlık Bakanlığının ekonomik sorununun yansıra,  iyi bir bütçe planlama ve uygulama  sorunu vardır. Bu sorunun ivedilikle çözüme kavuşturulması gerekmektedir.

8- Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarının ve tıp fakültelerinin malzeme planlama sorunu vardır.

9- Sağlık Bakanlığının ve tıp fakültelerinin ivedilikle modern hastane yönetimine geçmesi gerekmektedir. Zira şuan ki sistemde sağlık yönetim ve işletim bozukluğu mevcuttur.

Özel not: Enflasyon muhasebe sisteminden sağlık ve yardımcı sağlık kurumları ve tedarikçilerin  muaf tutulması gerekir. Aksi halde sağlık hizmetlerinin sunumunda büyük oranda aksamalar olması kaçınılmazdır.

Sağlık hizmetlerinin aksamadan sürdürebilir olması için sağlık hizmet sunucularının ve tedarikçilerin mutlaka stoklu çalışılması gerekmektedir. Aksi takdirde sağlık kurumlarının ekonomik ürün temin etme imkanı ellerinden topyekûn alınmış olacaktır.

Sağlıklı günler dilerim…

 

Daşcı Sağlık Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz DAŞCI'nın "Siyasi ve Ticari Yatırımlar" başlıklı yazısı 

Siyasi ticari yatırımcılar, son yıllarda ülkemizde önemli bir tartışma konusu haline gelmiş durumda. Bu tür yatırımcıların, siyasi bağlantıları kullanarak ticari faaliyetlerde avantaj sağlaması, halk arasında büyük bir rahatsızlık yaratıyor. Özellikle kamu ihalelerinde bu tür yatırımcıların ön plana çıkması, adil rekabetin zedelendiği yönünde endişelere yol açıyor.

Birçok kişi, bu tür yatırımcıların ekonomik yapıyı olumsuz etkilediğini, küçük ve orta ölçekli işletmelerin rekabet gücünü zayıflattığını savunuyor. Çünkü siyasi nüfuzunu kullanan yatırımcılar, büyük projelerde haksız avantajlar elde edebiliyor ve bu da serbest piyasa ekonomisinin temel ilkelerine aykırı olarak değerlendiriliyor.

Bu durum, aynı zamanda siyasetin ticaretle iç içe geçmesi ve kamu kaynaklarının etkin ve adil kullanılmaması gibi önemli etik sorunları da gündeme getiriyor. Ticaretin siyasetle bu denli iç içe geçmesi, uzun vadede hem ekonomiye hem de demokrasiye zarar verme potansiyeli taşıyor.

Sonuç olarak, siyasi ticari yatırımcıların faaliyetlerinin daha şeffaf bir şekilde denetlenmesi, rekabetin korunması ve adaletin sağlanması adına önemli bir adım olacaktır. Bu tür yatırımcıların etkinlikleri, sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak ele alınmalı ve gereken önlemler zamanında alınmalıdır.

Sağlıklı günler dilerim...